30
Kas
Kas
kaplıca tedavisi gören hastaların yol ve konaklama parası
Hükümet kaplıca tedavisi gören hastaların yol ve konaklama parasını ödemeye başladı |
||
Hastaların yol paraları da karşılanıyor. Eskiden kaplıca tedavisi alan hastalara sadece çok cüzi miktarda fizik tedavi parası ödeniyordu. Konaklama ve yol paraları karşılanmıyordu. Termal sular, arkeolojik bulgulara göre yaklaşık 10 bin yıldır tedavi ve terapi amacıyla insanlığa hizmet ediyor. Kaplıcalarda eriyik halde demir, kükürt, kireç, magnezyum, potasyum, sodyum ve silist gibi madeni tuzlar bulunuyor. Termal sular, romatizmadan ağrılı metabolizmal hastalıklara, kalp, kan dolaşımı ve damar sorunlarından eklem kireçlenmelerine, sinirsel rahatsızlıklardan sindirim ve deri hastalıklarına kadar birçok tedavide olumlu sonuç veriyor. Türkiye’de tıp camiasının uzun süre soğuk baktığı kaplıca tedavisine son yıllarda bakış açısı değişti. Bunun son göstergelerinden biri, devletin termal tedavi görenlere azımsanmayacak miktarda para vermeye başlaması oldu. Ödemeler hakkında bilgi veren Denizli Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Mustafa Nalbant, termal otellerde tedavi görecek hastaların öncelikle devlet hastanelerinde fizik tedavi, ortopedi veya dermotoloji uzman hekimlerinin bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu alması gerektiğini söyledi. Bu hastaların daha sonra Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı termal otellerde tedavi görebildiğini anlatan Nalbant, “Bu kişiler her rapor sonrası termal tesislerde en fazla 10 gün kalabiliyor. Bunun için günlük 43 YTL olmak üzere toplam 430 YTL ödeniyor. Ayrıca yol masrafları da karşılanıyor.” dedi. Denizli Sarayköyde bulunan Umut Thermal Otel Genel Müdürü Ahmet Babuz, hükümetin sağladığı bu imkandan sonra devlet destekli termal tedavi gören hasta miktarının yüzde 5′ten yüzde 20′ler seviyesine çıktığını söyledi. Devletin 10 günlük termal tedavi ücretini ödemesinin sağlık turizmine katkı sağladığını anlatan Babuz, “Bu katkıların artarak devam etmesini bekliyoruz.” dedi. Müdür Babuz, dünya ülkeleri arasında kaynak zenginliği bakımından ilk 7′nin içinde yer alan Türkiye’deki termal suların Avrupa’daki termal sulardan daha üstün nitelikte olduğunu söyledi. Bazı termal tesislerin ekonomik getirisinin, deniz—güneş—kum üçlüsünden daha fazla olduğuna dikkat çeken Babuz, “Çünkü tedavi amaçlı döviz harcaması, uzun süreli ve yerleşik turizm faaliyetini gerektiriyor.” diye konuştu. Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı Dr. Dursun Aydın’a göre, tıp camiasının kaplıcalara sıcak bakmasında en önemli sebeplerden biri son dönemlerde akademisyenlerin konuyla ilgili çeşitli çalışmalar yapması oldu. Aydın, “Kaplıcalar eski dönemlere göre oldukça değişti. Eskiden basit bir hamam anlayışı vardı. Son yıllarda buralar modern sağlık merkezleri haline geldi. Tıp dünyası da artık kaplıcaları tedavi edici değil tamamlayıcı tedavi unsuru olarak görülüyor. Kaplıcalarda tedavi görmek ilaç masraflarını azaltıcı bir etkiye sahip. İlaçlar gibi kaplıcaların yan etkisi yok. Kaplıcalar üzerinde bilimsel araştırmalar da yapıldı. Bu araştırmaların kaplıcaların gelişmesinde olumlu etkileri var.” dedi. Afyonkarahisar’da bulunan Oruçoğlu Termal Oteli’nin Genel Müdürü Ünal Özgen ise sağlık turizminin gelişebilmesi için Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yakın işbirliği içerisinde çalışması gerektiğini savundu. Özgen, “Ayrıca devletin verdiği destek çok küçük miktarlarda bu nun artması gerekir.” dedi. Boyun ve bel fıtığı ağrıları sebebiyle Umut Thermal Otel’e Bursa’dan gelen Hatice Güldüren, termal suların çok faydasını gördüğünü anlattı. Güldüren, “Keşke daha önce gelseydim. Önceden ellerim uyuşurdu bu sulara girdikten sonra ellerim iyileşmeye başladı. Başkalarına da tavsiye ediyorum.” dedi. Ötelin bir diğer müşterisi Ümmühan Çiftçioğlu ise şifalı sulara girdikten sonra faydasını daha iyi anladığını söyledi. |